Yimpaş Holding İftar Yemeği Verdi

Yimpaş Holding İftar Yemeği Verdi

 

BEN ÜŞÜYORUM YÜREĞİM YANIYOR

Okunma  Yazar : Duran Altay
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 167
Tarih  Tarih : 07 Temmuz 2010, 12:43

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 

 

Bu sabah çok erken uyandım. Daha doğrusu kâbuslarla, karabasanlarla geçen gece, tan vaktinde yatağımdan attı. Yaz mevsiminin başında olmamamıza rağmen, son yüz otuz yılın en sıcak havalarını yaşadığımız Haziranının 20’sinde titriyorum. Şubat ayında çamlık tepesinde; kurumuş, kabuğu soyulup çırıl çıplak, sahipsiz kalmış, kesilip köklerinden ayrılmayı bekleyen bir ağaç gibiyim. Vücudum üşüyor,  yüreğim yanıyor.  Nasıl yanmasın ki?

   Omuzlarıma dünyanın bütün yükü yığılmış, altında inleye inleye adım atmaya çalışıyorum. Yavaş yavaş ilerliyorum. Güneş ışıkları; ağaçları, taşı, toprağı, bütün canlı cansız varlıkları ısıtmaya devam ediyor. Ben üşüyorum. Yüreğimdeki yangın harlanıyor.

   Lüle lüle kömür karası saçlarıyla, ceviz yeşili gözlerle, güldükçe,  gamzeleri belirginleştikçe güzelliğine güzellik katılan 5 – 6 yaşlarındaki kızın; kendisine doğru gelen babasına koşup sarıldığını gördüğümde üşüdüm, üşüdüm, üşüdüm. Yüreğimdeki yangınım, yanardağ gibi fışkırdı.

“Babalar günüymüş.  Bu gün çocuklar babalarına, en samimi, en içten duygularla, en güzel kelimeleri peşi peşine sıralarmış”. Dilimde pelesenk olan kelimler zinciri, dönüp duruyor.

“Şemdinli de 10 şehit verildi”  haberi dünden beri yüreğimdeki volkanı patlamaya devam ediyor.

   Dakikaların saat, saatlerin gün, günlerin ay,  ayların yıl, yılların asır gibi geçmek bilmediği hasret zamanlarında, vuslatı bekleme tesellisi de kalmadı. Özlemle bakılan yollar kapandı. Umut ışığı söndü. Kâinat,  zifiri karanlık. Gelecek yok oldu.

  Bayrağa sarılı tabut evin önüne gelmiş. Baba bakıyor. Doğduğu günden beri üzerine titrediği, hasta yatağının başında gecesini gündüzüne kattığı, yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, geleceğini, umutlarını bağladığı, göz bebeği,  oğlu,  bedenen cansız yatıyor. Manevi müjde tesellisi oluyor.  Göz pınarları kurumuş mu? Yoksa içine mi akıtıyor? Ya da yüreğindeki yangının ısısı göz yaşını kaynağında buharlaştırıyor mu?

Baba ağlamıyor. Gökler ağlıyor. Ben üşüyorum. Yüreğimdeki yangın alevleniyor.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

 
 
Yeni Sayfa 2
 

YAZARLAR

 

 

SEVGİ, FEDAKÂRLIKve DÜRÜSTLÜK07 Temmuz 2010

 
 
 
 
 
 
 
 
 

2010 YILINDAN NE BEKLİYORSUNUZ?









Tüm Anketler