• Ana Sayfa
  • »
  • SAAT KULESİ Mİ İLÇELER Mİ?

SAAT KULESİ Mİ İLÇELER Mİ?

Evvelen, saat Kulesi`n den ve ilçelerden bahsetmek istiyorum. Zaten Yozgat denilince de akla ilk gelen saat kulesi dir, çamlıktır vs.
         Her Yozgatlı yahut Yozgat`ı gezip, gören, tanıyan her yurttaş bilir ki, Yozgat Saat Kulesi meşhur olmakla birlikte kent merkezinin tam ortasında yer alır. Bundan dolayı dır ki, Yozgat mahallinde "Saat Kulesi Edebiyatı " vardır siyasi arenada...

        Özellikle Yerel seçimlerde belediye başkanı için saat kulesi siyaseti ve edebiyatı yaptığı söylenegelmiştir. Saat Kulesi edebiyatından alınacak hisse ise, "merkez" li düşünüp, diğer tarafları ihmal etmek yahut kaale almamaktır. Hal böyle iken, son günlerde yine bir  -tabir caiz ise-  ve de bu düşünce ve söylem tarzını il geneline teşmil ettiğimizde, saat kulesi ve ilçeler karşılaştırması, ayrımcılığı, mukayesesi ne derseniz deyiverin ama bir karşı karşıya getirme ve ötekileştirme -belki de dışlama- aldı vurdu Yozgat`ı. hele de Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanlığı seçimlerinde...

           Yahu sormak isterim, başka ifadeyle içimi dökmek isterim, İlçeleri de içerisine alarak kurulan bir odanın  veya bir başka STK nın başkanının illa ki Yozgat Merkez ilçeden olması şartı mı vardır?

          İnanın bazan insanın hafsalası almıyor bu tür aykırı tutum ve davranışları.Yahu nerden çıkarır yahut nasıl eder de böyle bir şart koşulur. Yine bizim memlekette bir deyim vardır "Buyur burdan yak" diye. İşte buyurun söze...manaya...sonuca...

        Her ne kadar Yozgat`tan uzak yerde nefes alıp vermekte isek de nitekim bendeniz de Yozgat topraklarında doğan, Boğazlıyan ilçe nüfusuna kayıtlı olan bir Yozgatlıyım.

         Yozgat Esnaf Odası Birliği seçimlerinde, fasılasız 28 yıldır başkanlığı yürüten Uğur Bektaş`ın koltuğu bırakmasıyla, bir yarıştır, restleşmedir, merkez, ilçe ayrımıdır aldı gitti kamuoyunu.  Yozgat`taki bir oda başkanlığı, birlik başkanlığı için illa ki Yozgat merkezinde mi doğmak gerekiyor? 

         Yozgat Esnaf ve sanatkarlar Birliği malum olduğu üzere, il genelinde 30 esnaf ve sanatkar odasının ve bu odalarda oy hakkı bulunan 222 delegeye sahip bir STK. Seçime, Akdağmadeni`nden Latif Altın , merkez ilçeden ise İbrahim Ünlü aday oldu. Süre yaklaşınca ilçeler sayın Altın`ın etrafında birleşti korku ve endişesiyle sayın Ünlü`nün  feregatıyla  daha güçlü olacağı kanaatiyle Yozgat Şoförler Odası Başkanı İlhami Bakıcı aday gösterildi. 30 adet oda başkanının aday olma hakkı bulunan bu Birliğe Akdağmadeni`nden Latif Altın`ın aday olmasıyla adeta merkez ilçeyi karabasan bastı. Bir korku, bir ayrımcılık, bir dışlama, bir ötekileştirme...Yahu Allah aşkına beyler nedir bu tutum ve davranış?. İlçedeki insan bizim potansiyel düşmanımız mı? Bu şahıs seçilme yeterliliğine sahip değil mi? Pardon, Akdağmadeni`nin hemen  yanı başındaki Yıldızeli (sivas)`nden mi. Söyleyin Allah için, kamuoyu hakkı için...

       Yoksa, merkez ilçe adayının ;adaylığı mı engellendi, itiraz mı edildi, seçim yapıldı iptal mi edildi veya başkanlığı mı kabul edilmedi de bu kadar ilçelere husumet beslendi. Nerden çıktı bu algı.. Bugün yerel basını takip ederken aynı paralelde bir haber okudum yine. Sayın Bakıcı aman Allah`ım neler diyor da neler demiyor? Sanki Kurtuluş savaşına gidiyoruz, yahut istiklal harbinden çıktık...Neymiş efendim " yeni başkan Latif Altın`ın yapacağı usulsüz harcamalar takibe alınacak mış?

       Yahu hemşehrim, başkan koltuğa henüz yeni oturmuş,  siz yapacağı yolsuzluk ve usulsüzlüklerden bahsediyorsunuz. Nereden biliyor sunuz? Müneccim misiniz.? Yoksa bu odalarda hep böyle usulsüz harcamalar mı yapılıyor da öyle bir düşünce ve davranış pozisyonuna geçtiniz?

        Yoksa bütün bunlar birer husumetten mi husule geliyor.

      Bendeniz tarafsızlığımı ifade etmek açısından, ne Latif Altın`a  Altın gibi birisi, ne de İlhami Bakıcı`ya şurası yanlış, burada hata  yaptı demiyorum. Demem de...Herkesin ve her kesimin vazifesi ayrı ayrı.   Hele hele henüz sahaya çıkıp kendi performansını göstermeyen veya görmediğim biri hakkında yorum da yapmam, takibe de alacağım demem.

        Şöyle bir bakıyorum da, ilçelere ayıp ediliyor, ilçe insanlarına yazık oluyor. İlçe insanlarına söz hakkı yok mu hiç. Ne hikmettir ki, seçimde, sayın Altın`a konuşma hakkı da verilmiyor ve nezaketinden konuşmasından feragat edip, hemen oy verme işlemine geçilsin diyor.

         Bir de madalyonun diğer yüzü var hani. Yargısız infaz neyimize, haddimize mi, etik olan insanın haddini bilmesi değil mi?

        Peki ne oldu da, ilçeler bu kadar dolmuşa gelip, il merkezindeki Şoförler Odası başkanı Bakıcı`yı değil de, ilçedeki Şoförler Odası başkanı Altın`ı  direksiyona geçirdi. Nasıl oldu da, 222 delegenin 140`ı Altın`ı tercih etti. Yahut niçin sadece 76 kişi Bakıcı`ya destek oldu?

           Acaba, onlarca yıldır aynı koltukta oturan ağa paşalar, esnafı ve sanatkarı memnun edemedi de, yetki verdikleri 222 delegenin 140 ı "Altın" dedi.  Denenmişlere yahut merkezden seçilip kendilerine üvey evlat muamelesi gösteren sabık başkanlara mı tepki duydular. Bundan mütevellid ilçeler kendi aralarında kavleyleyip bir karara  vardılar.

        Yahu gelin beyler, hemşehrilerim;  birlik olup, köyü, ilçesi, merkezi  birlikte omuz omuza verelim. İmamın tabiriyle safları sıklaştıralım. Kendi aramızdaki kırgınlığı, ayrıştırmayı bir yana bırakıp;  Akdağ`dan Yerköy`e, Aydıncıktan, Çandır`a, Çekerek`ten Yenifakılı`ya velhasıl en ücrasından SAAT KULESİ" ne birlik olalım, kardeş olalım bir elin parmakları gibi,...

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1176